Yorucu bir günün ardından Kadıköy-Eminönü vapuruna binen İstanbulluları, bir elinde çantası diğerinde şapkasıyla şıklığıyla göz dol duran bir adam karşılardı. “Hanımefendiler, beyefendiler; en güzel günlerin sizlerin olmasını can-ı gönülden dilerim!” diyerek söze başlayan o adamı görenleri, “Bakalım bizi yine ne almaya ikna edecek?” diye tatlı bir merak sarardı. O adam kim miydi? Hanımlar beyler, karşınızda orta doğu ve balkanların en iyi pazarlama uzmanı Burhan Demircan. Nam-ı diğer: Burhan pazarlama!

Nezaketi, hitabet yeteneği ve kendi deyimiyle müşteriyi gözünden tanıması sayesinde 50 yılı aşkın süre boyunca İstanbul şehir hatları vapurlarında çakmaktan şemsiyeye, kalemden jilete, hatta kürkten arabaya varıncaya kadar geniş yelpazede birçok ürünü, “Dağların ardındaki çekik gözlü insanların diyarından gelen bu ürün” diye söze başlayarak saniyeler içinde satabilen Demircan; özellikle 70’li yılların en önemli pazarlama ikonlarından biriydi. 1978 yılında TRT tarafından kısa bir belgeseli de yapıldı.

Hiç eğitimi olmamasına rağmen doğuştan gelen sıra dışı bir yeteneğe sahip olan ve bu yönüyle akademik çalışmalara da konu olan Demircan, davet edildiği uluslararası girişimcilik etkinliklerinde yaptığı ilham veren konuşmalarıyla da ününü tüm dünyaya yaydı. Yıllar içinde samimiyetinden hiçbir şey kaybetmeyen ve İstanbullular için artık aileden biri gibi olan Demircan, ardında sayısız anı bırakarak 14 Mart 2020 günü hayata gözlerini yumdu.
Yeni bir devir başlıyor: Amazon.com
Demircan’ın son temsilcilerinden olduğu “Müşteriye birebir temas ederek pazarlama” tekniğine alternatif olarak bu kez denizlerin ardındaki insanların diyarı Amerika’da yaşayan Jeff Bezos tarafından tarihin akışını değiştirecek bir şirket kuruldu: “Amazon.com”

Wall Street’te çalıştığı sırada önüne gelen bir raporda, yakın zamanda internet üzerinden ticaretin %2300 büyüyeceğini okuyan Bezos, hemen istifa etti ve bu alanda bir şirket kurmaya karar verdi.
Bezos, işe insanların en çok ilgisini çeken ve internet üzerinden pazarlanabilecek 20 ürünün listesini oluşturmakla başladı. Daha sonra bu 20 ürünü 5’e düşürdü. Bu ürünler; kompakt diskler, bilgisayar donanımları, bilgisayar yazılımları, videolar ve kitaplardı.
Bezos, bu 5 ürünle ilgili yaptığı araştırmalar sırasında edebiyata dünya çapında çok büyük bir ilginin olduğunu gördü. Buna kitapların düşük birim fiyatlı olması ve birçok kitabın basılı olarak hemen her yerde bulunabilmesi nedenlerini de ekleyen Bezos, diğer seçenekleri eleyerek kitap satmaya karar verdi.

Sıra geldi şirketin ismine… Bezos, isimlerin insanlar üzerinde büyük bir etkisi olduğuna inanıyordu. Rakip şirketlerle aynı listede bulunduğunda listenin en üstünde yer alabilmek için şirketine “A” ile başlayan bir isim arıyordu. Sözlüğü kurcaladığı sırada “Amazon” sözcüğü ilgisini çekti.
Amazon, dünyanın en büyük nehri olduğu için herkes tarafından biliniyordu. İçinden geçtiği balta girmemiş ormanlar da tıpkı e-ticaret gibi insanlığın keşfini beklediği için Amazon ismi aynı zamanda yapmak istediği işle de birebir örtüşüyordu.

Bezos’un mütevazı bir bütçeyle kurduğu Amazon, Temmuz 1995’te online kitapçı olarak hizmet vermeye başladı ve sadece 2 ay içinde Amerika’daki 50 eyaletin tamamına ve 45’ten fazla ülkeye satış yaptı. Satışları haftada 20.000$’a ulaştı.
Başlarda sadece kitap satmayı planlayan Bezos; tüketicilerden gelen CD, DVD, elektronik araç gereçlerin de satılması talepleri üzerine Amazon’un ürün yelpazesini genişletmeye karar verdi. Kitap satışlarının yanına önce CD, DVD satışları eklendi. Daha sonra ise süreç o kadar hızlı ilerledi ki; elektronik eşyalar, spor ekipmanları, oyuncaklar, market ürünleri derken Amazon üzerinden satın alınamayacak bir ürün kalmadı desek abartmış olmayız.

Sadece ürün satışıyla sınırlı kalmayan Amazon, işin üretim ayağına da el attı ve 2007 yılında yine bir ilk olan elektronik kitap okuma cihazı Kindle’ı üreterek piyasaya sürdü.
2014 yılında ise Amazon dev bir adım attı ve yapay zeka destekli sanal asistan çözümü olan Alexa’yı satışa sundu. Sesli etkileşim, müzik çalma, yapılacaklar listesi oluşturma, alarm kurma, podcast akışı açma, sesli kitap okuma gibi özelliklerinin yanı sıra hava durumu, trafik, spor ve haber gibi gerçek zamanlı bilgileri aktarma görevlerini yerine getirebilen Alexa, teknoloji alanında bir devrim yarattı. Amazon, bünyesine kattığı daha birçok ürünle bugün sektörünün en büyük oyuncusu konumunda.

İşte Amazon’un akılalmaz verilerinden bazıları:
- Her ay 200.000.000’dan fazla kişi Amazon.com’u ziyaret ediyor.
- Amerikalıların yaklaşık üçte ikisi Amazon’dan bir ürün satın aldı. (Bu sayı, ABD’deki çevrimiçi alışveriş yapanların %90’ından fazlası demek.)
- İnternetten alışveriş yapanların yarısı ürün araması için Amazon.com’u ziyaret ediyor.
- Amazon.com’da anlık olarak 100.000.000’dan fazla ürün satışa sunuluyor.
- Bünyesinde 500.000’den fazla insan çalışan Amazon’un depolarında ise 50.000’den fazla robot çalışıyor.
- Amazon’un Türkiye’ye hizmet vermek için kurduğu Amazon.com.tr ilk gününde 578.607 kişi tarafından ziyaret edildi.
Daha çarpıcı bir veriye hazır mısınız? 2019 yılında Amazon 280.5 milyar dolar satış yaptı ve kırılması güç bir rekora daha imza attı. Bu rakam, Avrupa’daki birçok ülkenin toplam ihracat rakamından bile fazla. Kısacası, Amazon artık sadece şirketlerle değil, ülkelerle de yarışıyor.
İşe başlarken Amazon’un bu seviyeye gelebileceğine Bezos dışında kimse ihtimal vermiyordu. Peki, nasıl oldu da başlarda kimsenin bilmediği bir e-ticaret şirketi, kısa sürede muazzam kazanç getiren ve kırılması güç rekorlara imza atan bir şirket haline geldi? Bu sorunun cevabını ve e-ticarete ilişkin tüm detayları merak ediyorsanız kemerlerinizi bağlayın; sizi keyifli bir yolculuğa çıkaracağız.

E-ticaret Nedir?
E-ticaretin tanımıyla başlıyoruz. E-ticaret; mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin bilgisayar ağları üzerinden yapılması olarak tanımlanıyor. Daha kısa bir ifadeyle, e-ticaret için çevrimiçi olarak gerçekleştirilen her türlü ticari işlem diyebiliriz.
Her ne kadar e-ticaret denince akla ilk olarak online alışverişler gelse de aslında ihtiyaç duyduğumuz şeylerin çoğunu farkında olmadan e-ticaret sistemiyle yapıyoruz. İnternet bankacılığı, uçak veya otel rezervasyonları, online biletleme ve daha birçok faaliyeti içinde barındıran e-ticaret sistemi, bu yapısı sayesinde oldukça geniş bir uygulama alanına sahip.
Peki, e-ticaret hangi yöntemlerle yapılabilir? Günümüzde birçok farklı yöntemle e-ticaret yapmak mümkün. Bunların en popülerlerini sizler için bir araya getirdik.
İşletme ile İşletme Arası (B2B) E-ticaret
Satıcı konumundaki bir işletmenin kendisine ait web sitesi üzerinden diğer işletmelere ulaştığı, kısaca “Tacirler arası e-ticaret”olarak da ifade edebileceğimiz bir e-ticaret yöntemidir. Medikal ürünler satan bir işletmeyle hastaneler arasında gerçekleşen alım-satımları bu yönteme örnek olarak gösterebiliriz.
İşletme ile Tüketici Arası (B2C) E-ticaret
En yaygın e-ticaret yöntemidir. Online alışveriş sitelerinin çoğu bu yöntemle faaliyet yürütür. 2 türlü yapılabilir:
İlkinde, satıcı konumundaki bir işletme müşterilerine elektronik ortamda sadece kendi ürünlerini satışa sunar. Böylelikle işletme ve tüketici arasında doğrudan bir ticari ilişki doğar. Bu türde, tek bir kategoride ürün veya hizmet satışı yapılır. Distribütörlük sistemiyle yapılan satışlar bu türün örneklerindendir.
İkinci türde ise satıcı konumundaki işletmeyle tüketicileri bir araya getiren üçüncü bir oluşum vardır. Bu üçüncü oluşum, satıcı ve alıcı arasında gerçekleşen satıştan komisyon alarak faaliyet yürütür. Bu türde, tek bir kategori yerine birçok kategoride ürün veya hizmet satışı yapılabilir. Dolayısıyla aynı anda çok fazla insana hitap edilir, bu yönden avantajlıdır. Ancak, en çok rekabet de bu türdedir. Başarı, iyi bir ekip çalışması gerektirir ve maliyetlidir. “Trendyol”, “Hepsiburada”,”N11”, “Gittigidiyor” ve benzeri platformlar bu türün örneklerindendir.

Tüketici ile Tüketici Arası (C2C) E-ticaret
Bu yöntemde satıcı da alıcı da tüketicidir. Genellikle açık artırma, ikinci el ürün alım satımı şeklinde hizmet sunulur. “Letgo”, “Sahibinden” bu yöntemin örneklerindendir.

Devlet ile Tüketici Arası (G2C) E-ticaret
Kamu hizmetlerinin elektronik ortamda vatandaşlara sunulduğu yöntemdir. “E-devlet kapısı” bu yöntemin en tipik örneğidir. Vatandaşlar bu yöntem sayesinde vergilerini, sosyal güvenlik primlerini vs. elektronik ortamda ödeyebilir ve gerek duyması halinde devlet kurumlarına da elektronik ortamda kolayca başvurabilir.

Ve Elbette Sosyal Medya…
İnternet üzerinden yapılan herhangi bir faaliyetin sosyal medya ayağının olmaması düşünülemez. Günümüzde başta Facebook, Instagram, Youtube, Twitter olmak üzere sosyal medya uygulamalarını kullananların aynı zamanda tüketici olmaları, bu uygulamaları e-ticaretin yaygın olarak yapıldığı mecralar haline getirdi.
Toplamda 3 milyarın üzerinde aktif kullanıcı sayısına ulaşan sosyal medya uygulamalarının günlük trafiğine bakıldığında; önceleri sadece birbirinin kişisel paylaşımlarını görmek için bu uygulamalara giren kullanıcıların, bugün vakitlerinin büyük çoğunluğunu ürün satışı yapan kullanıcı hesaplarında geçirdiği görülüyor. Bunun da sebeplerinin başında, tüketicilerin diğer tüketicilerin görüşlerini ilk ağızdan öğrenmek istemeleri geliyor. E-ticaret sisteminde fiziki inceleme yaparak sipariş vermek mümkün olmadığı için tüketiciler satın almak istedikleri ürünü kendilerinden önce satın alan diğer tüketicilerin ürün hakkındaki görüşlerine ihtiyaç duyuyorlar. Buna ulaşmanın en kolay yolu da sosyal medya uygulamaları oluyor.

Peki, nasıl oldu da e-ticaret sistemi kısa sürede tüm dünyada bu kadar hızlı büyüyebildi? Uzmanlara göre bunun en büyük nedeni “Herkesin kazandığı” bir sistem olması. Zira, e-ticaret sistemi hem işletmelere hem de tüketicilere geleneksel ticarette olmayan fırsatlar sunuyor.
E-ticaretin İşletmeler için Faydaları
Düşük gider, yüksek kazanç: Geleneksel ticaret, müşterilerle fiziksel temas kurularak yapılır. Dolayısıyla, işletmeler müşterileriyle bir araya gelebilmek için kira, ısıtma, elektrik, depolama ve daha birçok maliyetin altına girerler. Online olarak yapılan e-ticaret sisteminde ise müşteriyle fiziksel temas kurulmadığı için bu giderlerin yapılmasına da gerek kalmaz.
Dünyanın her yerine satış yapabilme imkanı: Geleneksel ticarette hitap edilebilecek müşteri kitlesi satış yapılan yerin olduğu alanla sınırlıdır. Kısacası, geleneksel ticarette kazanmak için “İyi yere dükkan açmak”gerekir. E-ticarette ise internet erişiminin olduğu her yer dükkandır. Dünyanın neresinde olursa olsun bütün insanlar da potansiyel birer müşteri.

7/24 satış yapabilme imkanı: geleneksel ticarette satış yapılan mekanların belirli bir açılma ve kapanma saati olur. E-ticaret sisteminde ise bütün işlemler online gerçekleştiği için 7/24 hizmet verilebilir. Bu da işletmelere büyük avantaj sağlar. Örneğin; e-ticaret sistemi sayesinde, mesai saatleri içinde iş yerinden ayrılamadığı için mağazaya gelemeyen müşterilere de satış yapılabilir.

Sürdürülebilir müşteri memnuniyeti: Geleneksel ticarette müşterilerin ilgi alanlarını veya beğenilerini tespit etmek oldukça zordur. Oysa e-ticarette ürünün satışından önce bile potansiyel müşteri kitlesine ulaşmak mümkündür. E-ticaret online olarak gerçekleştiği için zaman içinde işletmelerin ellerinde müşterilerinden oluşan büyük bir veri tabanı oluşur. E-ticaret yapan işletmeler isterlerse bu veri tabanlarından isterlerse de “Google analytics” gibi araçları kullanarak müşterilerin satın alma alışkanlıklarını kolaylıkla tespit edebilir ve satış stratejilerini bu verilere göre oluşturarak deyim yerindeyse hedefi tam 12’den vurabilirler.

Reklam ve tanıtımda sınırsız seçenek özgürlüğü: Geleneksel ticarette bir ürünün reklamı ve tanıtımı için çoğunlukla el emeğine ihtiyaç duyulur. Dolayısıyla, ne kadar yaratıcı olunursa olunsun imkanlar kısıtlıdır. Oysa e-ticarette arama motorları, sosyal medya trafiği başta olmak üzere teknolojik altyapılı bütün iletişim kanalları kullanılabilir. Bunun yanında, her iki ticaret karşılaştırıldığında reklam ve tanıtım faaliyetlerinden alınan verimde de bariz farklar vardır. Örneğin; geleneksel ticarette vitrine koyularak tanıtılan bir ürün, sınırlı sayıda müşterinin beğenisine sunulabilir. Buna karşın, e-ticaret yoluyla satış yapan bir işletme internet ortamında yapacağı reklamlarla kendisini çok daha büyük bir müşteri kitlesine kolayca tanıtabilir.

E-ticaretin Tüketiciler için Faydaları
Daha düşük fiyatlar: E-ticaret sisteminde işletmelerin kira, yakıt, elektrik, personel ödemeleri vs. gibi giderleri yapmalarına gerek kalmadığı için işletmeler maliyeti düşen ürünlerini daha uygun fiyatla satışa sunulabilirler. Bu sayede işletmeler genel kar marjlarını korurken tüketiciler de düşük fiyatlarla alışveriş yapmanın avantajını yakalarlar.

Sınırsız seçenek imkanı: Geleneksel ticarette tüketiciler fiziksel olarak erişebilecekleri bölgelerdeki işletmelerin ürünleri arasında tercih yapmak zorunda kalırlar. Oysa e-ticarette bir ürün dünya çapında tedarik edilebilir ve gönderilebilir. Tüketiciler de internet üzerinden istedikleri gibi karşılaştırma yaparak kendilerine en uygun ürünü bulma ve satın alma imkanına sahip olurlar.

Erişim kolaylığı: Geleneksel ticarette mağazaların önünde oluşan uzun kuyruklar çoğu tüketicinin kabusudur. E-ticarette ise her şey “Tek tıkla” gerçekleştiğinden tüketiciler için bekleme süresi de yoktur. Ayrıca, geleneksel ticarette tüketicilerin mağazaya giderken saatler süren trafik çilesiyle karşılaşmaları da olasılıklar dahilindedir. E-ticarette ise tüketiciler bütün işlemleri “Oturdukları yerden” yaparlar ve zamanları da kendilerine kalır.

Daha etkili iletişim: Yapılan anketlerde birçok tüketici, alışveriş esnasında bazı mağaza çalışanlarının baskıcı tutumlarına maruz kaldıkları için ürünü satın almaktan vazgeçtiğini söylüyor. E-ticaret sisteminde ise böyle bir durumun yaşanması mümkün değildir. Zira, tüketicilerin ellerinde işletmelerle iletişime geçebilecekleri birçok yol var. Tüketiciler isterlerse işletmelerle işletmenin web sitesi üzerinden isterlerse de sosyal medya uygulamaları üzerinden iletişime geçebilir ve satın almayı düşündükleri ürünler ya da siparişleri hakkında kolayca bilgi sahibi olabilirler.
Buraya kadarki yolculuğumuzda; e-ticaret nedir, en çok kullanılan e-ticaret yöntemleri nelerdir, e-ticaretin işletmeler ve tüketiciler için faydaları nelerdir, sorularına kısaca değinmiş olduk. Gelin şimdi de e-ticaretin Türkiye’deki durumuna kısaca bir göz atalım.

E-ticaretin Türkiye’deki Durumu
E-ticaretin dünya genelinde estirdiği değişim rüzgarına Türkiye de ayak uydurmaya başladı. İlk olarak 1998 yılında “Gittigidiyor” ile Türkiye’deki tüketicilere merhaba diyen e-ticaret sistemi, yıllar içinde diğer büyük oyuncuların da katılmasıyla büyük bir ekonomi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Fast Company dergisi tarafından yapılan “Türkiye internet 100” araştırmasına göre Türkiye’de ilk 10’da yer alan e-ticaret şirketleri ve ciroları şöyle:
6.5 Milyar TL üstü
1. Nesine5.5 – 6.5 Milyar TL arası
2. Trendyol
3. Hepsiburada
4. Google
5 – 5.5 Milyar TL arası
5. N11
6. Peak Games
4.5 – 5 Milyar TL arası
7. Facebook
8. Bilyoner
4 – 4.5 Milyar TL arası
9. Gittigidiyor
2.5 – 3 Milyar TL arası
10. Yemeksepeti
E-ticaretin dünya geneline sağladığı ulaşım kolaylığı, teknik olanaksızlıklar yüzünden yıllardır seslerini duyuramayan yerel üreticilerimize de büyük fırsatlar sunuyor. Anadolu’muzun bereketli toprakları üzerinde yetişen sebze ve meyveler bugün dünyanın her yerinden sipariş edilebiliyor. Böylece hem çiftçimiz kazanıyor hem de ülkemizin katma değeri artıyor.

E-ticaret, tüm bu olumlu yönleriyle kısa sürede hayatlarımızın merkezine yerleşirken kaçınılmaz olarak bazı hukuksal sorunları da beraberinde getiriyor. Satıcı ve alıcı arasında fiziki temasın ortadan kalkması ve bütün işlemlerin dijital ortamda gerçekleşmesi, alışveriş sırasında tam anlamıyla bir güven ortamının oluşmasının önündeki en büyük engeller olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, alışılageldik şekilde basılı sözleşmelerin yerini elektronik sözleşmelerin alması, tüketicilerin eskiye nazaran çok daha dikkatli davranmalarını gerektiriyor.
E-ticaretin daha da yaygınlaşması için İşletmeler ve tüketiciler arasındaki güvenin güçlendirilmesi son derece önemli. Bu doğrultuda, e-ticaret sisteminin tüm bileşenlerini korumak ve hak kayıplarının önüne geçmek amacıyla dünyayla entegre olarak Türkiye’de de yasal düzenlemeler yapıldı.

E-ticarete İlişkin Yasal Düzenlemeler
Türkiye’de e-ticarete ilişkin temel düzenleme, 01.05.2015 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’dur. (Bundan sonra kısaca “Kanun” şeklinde ifade edeceğiz.)
Kanunda e-ticaret; “Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrimiçi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet” şeklinde tanımlanıyor.
Bu tanım oldukça önemli. Zira, internet üzerinde yapılan ve kazanç getiren her faaliyet e-ticaret olarak kabul edilmiyor. Tanımda da vurgulandığı üzere, e-ticaretten söz edebilmek için işlemlerin tümünün çevrimiçi ağlar kullanılarak yapılması gerekiyor.
E-ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişiler, Kanun kapsamında “Hizmet sağlayıcı” olarak adlandırılıyorlar. Bir diğer ifadeyle, ürünlerini elektronik ortamda pazarlayanlara hizmet sağlayıcı diyoruz.
Başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişiler ise “Aracı hizmet sağlayıcı”olarak tanımlanıyor. Aracı hizmet sağlayıcılar için de kısaca; üçüncü kişilerin birbirleriyle e-ticaret işlemi gerçekleştirmelerine ortam sağlayan, onları bir araya getiren oluşumlardır diyebiliriz. Rezervasyon sitelerini, emlak ya da vasıta alımlarına yönelik elektronik pazar yerlerini aracı hizmet sağlayıcılara örnek olarak gösterebiliriz.
Kanun, hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara bazı yükümlülükler getiriyor. Hizmet sağlayıcılar, e-ticaret faaliyeti kapsamında alıcı konumunda olan kişilerle kurulacak sözleşmeden önce, belli konularda bilgilendirme yükümlülüğü altındalar. Kanuna göre hizmet sağlayıcılar:
- Alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak adres bilgilerini,
- Sözleşmenin kurulabilmesi için izlenecek teknik adımlara ilişkin bilgileri,
- Sözleşme metninin sözleşmenin kurulmasından sonra, hizmet sağlayıcı tarafından saklanıp saklanmayacağı ile bu sözleşmeye alıcının daha sonra erişiminin mümkün olup olmayacağı ve bu erişimin ne kadar süreyle sağlanacağına ilişkin bilgileri,
- Veri girişindeki hataların açık ve anlaşılır bir şekilde belirlenmesine ve düzeltilmesine ilişkin teknik araçlara ilişkin bilgileri,
- Uygulanan gizlilik kuralları ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgileri,
alıcılara bildirmek ve sözleşme hükümleri ile genel işlem şartlarının alıcılar tarafından saklanmasına olanak sağlamak zorundalar. Bu zorunluluğa uymayan hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 Türk lirasından 5000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
Kural bu olmakla birlikte; alıcının tüketici olmadığı durumlarda böyle bir bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmuyor. Yine de işlemlerin sağlıklı yürütülmesi için alıcıların her zaman bilgilendirilmesinde fayda var.
Kanun, e-ticaret kapsamında verilen siparişler için de bazı yükümlülükler getiriyor. Buna göre hizmet sağlayıcılar ve aracı hizmet sağlayıcılar:
- Siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödeyeceği toplam bedel de dâhil olmak üzere sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlamak zorundalar. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 Türk lirasından 5000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
- Alıcının siparişini aldığını gecikmeksizin elektronik iletişim araçlarıyla teyit etmek zorundalar. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
- Sipariş verilmeden önce alıcıya, veri giriş hatalarını belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi için uygun, etkili ve erişilebilir teknik araçları sunmak zorundalar. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
- İkinci el malları yeni ürünlerle yan yana değil, ayrı bir kategoride satışa sunmak zorundalar.
- Sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının, alıcı tarafından yeniden görülebilmesi, basılı bir şekilde kullanılabilmesi ve saklanabilmesi amacıyla söz konusu hususların alıcıya fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesini sağlamak zorundalar.
E-ticaret faaliyetleri online gerçekleştirildiği için alıcılar “Anonim” olarak internet ortamında dolaşan kötü niyetli kişilerin kolayca hedefi haline gelebiliyorlar. Bunun engellenmesi amacıyla da Kanun kapsamında bazı tedbirler alınmış durumda. Kanuna göre, e-ticaret faaliyeti sırasında:
- Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgilerin alıcılara sunulması gerekiyor. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
- İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliğinin açıkça belirlenebilmesi, bunlara katılımın ve bunlardan faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmesi ve bu şartların açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olması gerekiyor. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 2.000 Türk lirasından 15.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
İşletmeler tarafından sürekli gönderilen tanıtım SMS’leri, tüketicilerin bir dönem korkulu rüyasıydı. Kanun kapsamında bu SMS’lere de bir sınırlama getirildi. Buna göre, kişinin müdahalesi olmadan çalışan faks, elektronik posta, kısa mesaj gibi otomatik arama sistemleri vasıtasıyla kişinin önceden izni olmaksızın pazarlama veya reklam amacıyla istenmeyen elektronik ileti gönderilmesi sınırlandırılmış durumda. Kanuna göre:
- Ticari elektronik iletilerin, alıcıdan alınan onaya uygun içerikte olması gerekiyor. Bu onay yazılı olarak veya her türlü iletişim araçlarıyla alınabilir. Bu onaya aykırı gönderim yapan hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 1.000 Türk lirasından 5.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor. Bir defada birden fazla kişiye bu şekilde ileti gönderilirse, bu ceza 10 katına kadar artırılabiliyor.
- Ticari elektronik iletilerin, hizmet sağlayıcının tanınmasını sağlayan bilgileri ile haberleşmenin türüne bağlı olarak telefon numarasını, faks numarasını, kısa mesaj numarasını ve elektronik posta adresi gibi erişilebilir durumdaki iletişim bilgilerini içermesi gerekiyor. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara bin Türk lirasından on bin Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
- Ticari elektronik iletilerin, haberleşmenin türüne bağlı olarak, iletinin konusunu, amacını ve başkası adına yapılması hâlinde kimin adına yapıldığına ilişkin bilgileri içermesi gerekiyor. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara bin Türk lirasından on bin Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.
Hemen hatırlatalım; esnaf veya tacir olan alıcılar bu kapsama dahil değiller. Esnaf ve tacirlerin kendilerine gelen reklam amaçlı elektronik iletilerden haberdar olmaları ticari hayatın bir gereği olduğundan, önceden izin alınmaksızın bu kişilere ticari elektronik ileti gönderilebilir.
Kanun, verilen bu izinlerin nasıl geri alınacağını da düzenliyor. Buna göre, alıcılar diledikleri zaman herhangi bir gerekçe göstermeksizin ticari elektronik ileti almayı reddedebilirler. Bu talebin ulaşmasının ardından 3 iş günü içinde alıcıya elektronik ileti gönderiminin durdurulması gerekiyor. Aykırı hareket eden hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara 2.000 Türk lirasından 15.000 Türk lirasına kadar idari para cezası veriliyor.

E-ticaret sürekli gelişen bir dünya. Küresel ticaretin yoğunlaşan gücü ve başta sosyal medya olmak üzere internet kullanımının daha da yaygınlaşmasıyla birlikte e-ticaretin geleceğinin hem işletmeler hem de tüketiciler için heyecan verici yeniliklerle dolu olacağı daha şimdiden belli.
Böylece, yolculuğumuzun sonuna geldik. Konuyla ilgili merak ettiğiniz diğer hususları web sitemizin iletişim bölümünden bizlere ulaştırabilirsiniz.
